Acaba kardeşime veda edemediğim, o süreçte hiç ama hiç yanında olamadığım, hatta çok hasta olduğunu bile anlamadığım için mi "son fotograf" ya da "death-bed photography" bu kadar ilgimi çekiyor. Her şey öylesine yabancılaştırılmış ve benden hem bedensel hem de zihinsel olarak uzak birşekilde gerçekleşti ki... Ben sadece yılbaşında apar topar İsviçre'ye getirildim (amcamın durmadan yanımda sigara içtiği boğucu bir uçak yolculuğu, bana matematik sorusu sormasın diye susmadan köpekler hakkındaki helak edici konuşmalarım, ve dedemin havaalanından eve yaklaşırken benimle ölüm hakkında yaptığı, şimdi hiç hatırlamadığım, o an neden bunları anlattığını anlamadığım felsefik konuşma) ve haberi aldım. Kardeşim bir vardı, bir yoktu.
Çalıştığım tez konusunun bu kadar kendime /darbelerime dair birşey olduğunu bildiğim halde kardeşimin bir tek fotografı yok etrafımda. Fotoğrafla nasıl yas tutulduğuna bakıyorum tezimde. Yas pratikleri içinde, aile bağlamında üretilen fotoğraflarda ölümün nasıl yeniden kurulduğuna, ölü bedenin yerine nelerin geçtiğine bakıyorum. Yaratıcı çözümler gördüğümde heyecanlanıyorum. İnsanlar nasıl yas tutup, sevgilerini ve acılarını kaybettikleri kişinin ardından nasıl ifade ettiklerini, kaybettikleri kişinin hatırasına fotograf ile nasıl tutunduklarını inceliyorum. Ama kardeşimin fotoğrafını yanıma yaklaştıramıyorum. Bunu farketmemiştim. Ziyaretime gelen hocanın sözleri bunu görmeme neden oldu galiba. Plink... Kardeşimin fotografı yok bu odada, ya da evdeki odamda, ya da cüzdanımda... ama Onun yerine başka 3 küçük çocuğun ölü fotografları asılı hemen yanıbaşımda. Bu ne ya!!! Niye tanımadığım bu ölü çocuklar omzumun üzerinden bana bakıyorlar (gerçi üçünün de gözleri kapalı)? Sevgili hocam sorduğunda bu fotograflarla ilgili birşeyler, onların benim bir parçam olduğunu söyledim. Bir nevi yansımam. Dehşet verici diğer ölü fotograflarını kastederek dedi ki; bu fotograflarda fiziksel acı o kadar fazla ki, belki de senin çektiğin zihinsel acıyı ötelemende yardımcı oluyor bunların varklıkları... Öyle mi ki gerçekten. Çok acayip tüm bunlar. Bana acayip.

