13.04.2012

Radhe Radhe Radhe Shyam

  
Iskcon...


Kutlayalım! Kurdeleler, balonlar, lokumlar, konfetiler, çiçekler, çiçekler...

10.04.2012

tutunmuş tutukluklarım

Nasıl oldu da Bali'li minicik bir hatunun parmakları altında mıncıklanırken buldum kendimi, orasına ben de şaşıyorum. Bedenimde saklanan bu kadar çok kulunç olduğunu hiç bilmiyordum. Kaslarımın arasında, kemiklerimin diplerinde, altında üstünde saklanmış bir sürü sıkıntı birikintisi varmış. Ben ise onları -biri parmak basıncaya dek- bedenimin bir parçası sanıyormuşum. Hah!! Benim bir parçam değillermiş! İlkbaharla birlikte bunu farketmenin heyecanını yaşıyorum. Bu aralar bedenimde yer etmiş eski üzüntüleri birbir patlatıyor sevgili masör, ben de onların yerlerini değiştirmelerini, küçülmelerini hatta masaj sırasında ben içimden "ah! oh!" dedikçe beni terk etmelerini seyrediyorum. Zamanında söze dökmediklerimmiş bu yumrular galiba. Bedenim rahatlayıp hafifledikçe, dilim çözülüyor çünkü. Karşımdakini kırmıyım diye içimde tuttuklarım, içimde tuttuğum için acıtmış hep... Oysa pat diye kelimeler dilimde belirdiğinde, olduğu gibi var olduklarından, cızlatmazlarmış... Cızlar birikip birikip bedenimi kıtırdatmaz belki bundan böyle. 

Herşey bir yana geçenlerde, Ankara'da, uykuya dalmadan önceki bir son anda, Hindistanda olduğuma öyle çok inandım ki. Kokusu, dokunuşu, sesi soluğu... Öylesine eski bir tanıdıklık, tanışıklık vardı ki o anda, gözümü kapar kapamaz, düştüm şehrin kucağına.   

2.04.2012

namevcutiyetimde gölgemin varlığı


Tayfun Serttaş (2011) Foto Galatasaray: Studio Practice by Maryam Şahinyan, Aras Yayınları.
Ben ışığı kesmez iken, gölgemin bende ayrı bir varlığı olması ve ortalarda benim yokluğumda dolanmasını fikri bana çok ilginç geliyor. Kaynağı olmayan bir gölge. Biri olmadan diğerinin varlığını sorguladığımız eşlik durumuna dair tekinsiz bir varlık... Namevcutiyetimde gölgemin var oluşu durumunu, öldüğümde benden bağımsız olarak fotoğraflarımın varlığını sürdürmesi ile benzer görüyorum. Zamanın üzerimdeki izini görünür kılan fotoğraf, yokluğumda nasıl olur da varlığını sürdürmeye devam eder ki? Ben aynanın önünden çekildiğimde, aynadaki yansımamın kaybolmak yerine, yansımaya devam etmesi gibi birşey...

Öldükten sonra yansımaya devam etmek...
Yokken bile gölge oluşturmak...
Bunlar yokluğumu değilleyen, inkar edermiş gibi yapan durumlar olurdu herhalde...
Bu anlamda, fotograflarımın ben yokken var olması da benim yokluğumu çürütecek mi gün geldiğinde?
Yokken, yansımam, gölgem ve fotoğrafik izlerimle var olabilicek miyim?
Kaybettiğimin boşluğunu O olmayan temsilleri ile doldurabilicek miyim?
İşte bunları soruyorum tezimde...
Cevabı olmayan izlerin peşinde